Seçtiğiniz Kategoriye Ait

Blog Yazıları

a-young-woman-at-a-gynecologist-s-consultation-wom-2022-11-09-20-52-28-utc-scaled-1-1200x800.jpg

Rahim içi yapışıklık rahimde yer alan dokuların tamamında ya da kısmi olarak meydana gelen yapışıklık halidir. Halk arasında rahimde yapışma adıyla da bilinse de çok sık rastlanılan bir rahatsızlık değildir. Özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde daha çok görülmektedir. Bilimsel olarak Asherman sendromu adıyla anılır ve bunun nedeni, rahim içi yapışıklık tanısı konan ilk kişinin adıdır. Daha çok rahim içine uygulanan operasyon sonrasında medyana gelen rahim içi yapışıklık rahimde tıkanma gibi farklı sorunlara neden olmaktadır.

Rahim içi yapışıklık belirtileri her hastada ortaya çıkan bir durum değildir. Bu nedenle belirti göstermiyor olması da tanı konmasını geciktirebilmektedir. Daha çok kürtaj sonrasında hastalarda kimi şikâyetler ortaya çıkmaktadır. Yapılan muayene sonrasında da bu sorunun varlığı tespit edilmektedir. Yaygın biçimde görülen rahim içi yapışıklık belirtileri şunlar olmaktadır:

  • Âdet kanamalarında kesilme,
  • Âdet kanamalarında kan miktarının azalması,
  • Kısırlık,
  • Tekrarlayan düşükler,
  • Erken doğum, erken su gelmesi gibi artmış gebelik komplikasyonları.

Bütün bu belirtiler sadece rahim içi yapışıklıklarda meydana gelmemektedir. Farklı hastalıkların belirtisi olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle kadınların bu tür belirtiler ve benzerleriyle karşılaştıklarında zaman kaybetmeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile görüşmeleri gerekmektedir.

Rahim İçi Yapışıklık Neden Oluşur?

Rahim içi yapışıklık belirtileri dışında yapışıklığın neden oluştuğu da önemlidir. Cerrahi müdahaleler sorunun en yaygın nedenidir. İstenmeyen gebelikleri sonlandırmak adına yapılan kürtaj sonrasında rahim içi dokularında iz bırakılarak iyileşmesi sebebiyle rahim içi yapışıklık olabilmektedir.

Kürtaj işleminin hatalı yapılması veya özen siz bir biçimde yapılması da rahim içi yapışıklık nedeni olabilmektedir. Bazense işlem esnasında enfeksiyon gelişmekte, bu da dokuların iyileşme sürecini sekteye uğratarak olumsuz etkilemektedir. Bu durum da rahim içi yapışıklık ile sonuçlanabilmektedir.

Kürtaj esnasında rahim içinin tamamen temizlenememesi, içeride parça kalması sorunun bir diğer nedenidir. Ayrıca nedbe dokusunun oluşması kürtaj sonrasında yaşanan problemlerden biridir. Bu da kimi zaman rahim içi yapışıklığa neden olabilmektedir.

Kürtaj esnasında endometrium tabakasının derinliklerine zarar verilirse veya içerde parça kalırsa ikinci kez kürtaj uygulanırsa da rahim içi yapışıklığı oluşabilmektedir. İkinci kürtaj yapıldığında problemin oluşma riski yüzde 40’lara çıkmaktadır. Kimi zaman sezeryanın hatalı yapılması ve myomektomi sorunu da yapışıklık nedeni olabilmektedir.

Her ne kadar rahim içi yapışıklık belirtileri daha çok cerrahi operasyonlardan sonra gelişse de hiçbir operasyon geçirmemiş kişilerde de ortaya çıkabilmektedir. Çeşitli parazitler ve enfeksiyonlar diğer sebeplerdendir.

Rahim İçi Yapışıklık Tanısı Nasıl Konur?

Rahim içi yapışıklık belirtileri olsa da hastaya tanı koymak için birtakım muayeneler ve tetkikler yapılmalıdır. Mikro kamera ile rahim içinin görüntülenmesi bunlardan birisidir. Küçük ebatlardaki kamera ile dokular gözden geçirilir ve yapışık olup olmadıkları anlaşılabilir. Bir diğer yöntem ise histerosalfingografi (HSG)’dir. Novaart Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezimizde en uygun tanı yöntemleri kullanılmaktadır.


doctor-showing-uterus-anatomical-model-to-patient-2022-05-31-03-18-23-utc-scaled-1-1200x1004.jpg

Rahim içi yapışıklık tanısı farklı şekillerde konulabilir. Mikro kamera ile rahim içi görüntülenebilir ve son derece basit bir işlemle tanı konulabilir. Ufak ebatlardaki kamerayla rahim içerisindeki dokular gözden geçirilir ve böylece yapışıklık olup olmadığı daha rahat anlaşılır. Ayrıca histerosalfingografi adı verilen ve HSG olarak adlandırılan tetkik ile de tanı konulabilir. Tanı konulduktan sonra ise ameliyat söz konusudur. Fakat pek çok kişi rahim içi yapışıklık ameliyatında başarı şansı ve riskler konusunda endişelidir.

Öncelikle rahim içi yapışıklıklar histeroskopik yöntemle rahim ya da karın dış yüzünde herhangi bir kesi yapılmaksızın tedavi edilebilir. Histeroskop adı verilen cihaz ile rahim ağzı doğal açıklıktan geçilip rahim içine ulaşılır. Kamera ile yapışıklığın yeri ve derecesi tespit edilir. Sonra histeroskop üzerinden cihazlar ilerletilerek yapışıklık açılır. İşlem sırasında elektrik enerjisi ya da makas da kullanılabilir. Bu noktada rahim içi yapışıklık ameliyatında başarı şansı ve riskler şöyle sıralanabilir:

  • Rahim içi yapışıklık ameliyatının başarısı yapışıklığın derecesi, yaygınlığı ve cerrahın deneyimi ile yakın ilişkilidir. Yapışıklık ne kadar yoğun ve rahim içi boşluğunda ne kadar geniş alan kaplamışsa tedavinin başarısız olma ihtimali o kadar artar.
  • Yapışıklığın çok yoğun olduğu durumlarda kimi zaman birden fazla histeroskopik girişime başvurulabilir. Yapışıklığın yeniden oluşmaması için rahim içine birkaç gün balon konulabilir. Fakat bunun tekrarlamayı tamamen engellediği kesin değildir.
  • Yoğun yapışıklıklarda işlem sonrasında kısa süre ağızdan estrojen hormon tedavisi uygulanabilse de yararı tartışılmaktadır. Yoğun ve yaygın yapışıklıklarda daha çok ilk adetten sonra uygun zamanda vajinal ultrasonografi ve çoğu kez yeniden histeroskopi önerilir.
  • Rahim içi yapışıklıklarda rahmin iç tabakasının inceliği bir diğer sıkıntıdır. Endometrial atrofi olarak adlandırılan durum, çoğu kez yoğun ve yaygın yapışıklıklarda gözlemlenebilir ve etkin bir tedavisi bulunmamaktadır.

Rahim İçi Yapışıklık Ameliyatından Sonra Hastayı Bekleyenler

Rahim içi yapışıklık ameliyatında başarı şansı ve riskler ile birlikte ameliyat sonrasından da bahsetmekte fayda var. Yapışkanlık şiddetine göre ameliyat 15-20 dakika sürer. Sonrasında hastanede yatma gerekmez. 3-4 gün hafif vajinal kanama ve kasık ağrısı olabilir. Enfeksiyon ve ağrı yaşanmaması adına operasyon sonrası 7-10 gün cinsel ilişkide bulunulmamalıdır. Rahim boşluğu açıksa ve tüp çıkışları da açıksa ve iç tabaka inceliği gelişmemişse kendiliğinden gebelik olabilir. Tüp çıkışları görülemeyen kadınlarda ise tüp bebek tedavisi yapılmalıdır.

Rahim İçi Yapışıklık Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Rahim içi yapışıklık ameliyatında başarı şansı ve riskler karşısında ameliyat yapılmazsa ne olur sorusu akıllara gelebilir. Çocuk isteği yoksa, ağrı şikayeti bulunmuyorsa ve adet kanı dışarı akıyorsa müdahalede bulunmak gerekmeyebilir. Fakat çocuk isteniyorsa yapışıklığın giderilmesi gerekir ve gebelik sırasında da daha rahat olunur. Novaart Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezimizde uzman ekibimiz gereken bütün desteği sağlamaktadır.


germany-bavaria-munich-scientist-with-pipette-a-2022-11-06-23-01-02-utc-scaled-1-1200x800.jpg

Over (yumurtalık) rezervi, yumurtalığın döllenme yeteneğinin yumurta hücrelerini sağlamada ve gebelikle sonuçlanma kapasitesini belirlemede kullanılan bir terimidir. Gebelik için foliküllerden elde edilen yumurta hücre sayısının az olması, anne yaşının ileri olmasından kaynaklanabiliyor. Yani yaş ilerledikçe kadının gebe kalma olasılığı azalır.

Doğurganlık veya kısırlık için over rezervinin etkileri vardır. Bunun basit bir ölçüt veya oran olduğunu söyleyemeyiz. Yüksek over rezerve sahip olmak, gebe kalma oranın yüksek olduğunu gösterir. Düşük over rezerve sahip olmak ise gebe kalma oranının düşük olduğunu gösterir. Düşük over rezervine sahip olarak gebe kalmak ya da yüksek bir over rezerve sahip olmak fakat gebe kalmakta zorluk yaşamakta mümkündür.

Yumurta folikül miktarını yansıtan en önemli faktör kişinin yaşıdır. İleri yaşlarda, özellikle 35 yaşından sonra, folikül sayısı ve kalitesi azalır. 40 yaşından sonra bu durum daha da hızlıdır. Azalan rezerv ile kadının kendiliğinden veya tedavi ile gebe kalma şansı azalır. Hatta gebelik olsa dahi düşük riski artar.

Azalmış Yumurta Rezervinin Belirtileri

Birçok kadında herhangi bir belirti göstermeden ortaya çıkar. Sağlıklı kadınlar, 21-35 günde regl dönemi yaşar. Bu normal kabul edilen bir süre. İki dönem arasında zaman azalması olması ile regl kasılmalarının ve kanama yoğunluğunun artması, yumurta rezervlerinin azalmasının en temel bilinen belirtileridir.

Over Rezervin Düşük Olma Nedenleri Nelerdir?

Yumurtalık rezervinin düşüklüğünde en önemli nedenlerden birisi kadının yaşıdır. 35 yaştan sonra önemli ölçüde yumurta kalitesinde ve miktarında azalma görülmektedir. Kadınlar yaklaşık 4 milyon yumurta ile dünyaya gelirler. Ergenlikte bu sayı 400.000’e düşer ve 1000 yumurtayı regl dönemlerinde kaybeder. 30 yaşında bu sayı 100.000 ‘e düşer ve 40 yaşında bu sayı sıfıra yakındır. Yumurta kalitesi ve miktarı kişiye göre değişir. Genç yaşlarda da farklı sebeplerden dolayı bu durumla karşılaşılabiliyor. Her ay düzenli regl görmek yumurta rezervinin iyi olduğu anlamına gelmez. Yani az sayıda yumurta ile de uzun dönemli regl görülebilir. Tüm bu nedenler dışında over rezervin düşük olmasına neden olan diğer faktörlerde bulunmaktadır. Bunlar:

  • Yaş
  • Obezite, fazla kilo
  • Sigara ve alkol alışkanlığı
  • Yumurtalık ile ilgili yapılan operasyonlar
  • Radyoterapi ve kemoterapi
  • Turner sendromu
  • Endometriozis (çikolata kisti)
  • Erken menopoz
  • Aşırı kafein alımı

Tabii ki kadınlar günlük yaşantılarında bazı şeylere dikkat ederek yumurta kalitesini koruyabilirler.  Bunlar, stresten uzak durmak, sigara ve alkol alışkanlığını bırakmak, spor yapmak ve bunu düzene sokmak, proteinli ve dengeli beslenmeler ile yumurta kalitesini koruyabilmek için dikkat edilmesi gereken noktalardır. Bu nedenle, herhangi bir yaşta over rezerv düşüklüğü olan kadınlar, çocuk sahibi olmak istiyorlarsa, bunu planlamada ve tedavisi için acele etmekte geç kalmamalılar. Yumurta rezervinin değerlendirmesi ve sağlıklı bir sonuca varmak için kullanılan testlerimiz ve yöntemlerimizden yararlanabilirsiniz.


Adsız tasarım

Nova Art Tüp Bebek Merkezi olarak, 2014 yılından bu yana ileri teknoloji, bilimsel yaklaşım ve insana değer veren anlayışımızla hizmet veriyoruz. Deneyimli ekibimiz ve modern laboratuvar altyapımızla, anne ve baba olma hayalinizi güvenle gerçeğe dönüştürüyoruz.

Copyright by NOVAART 2025. All rights reserved.