Seçtiğiniz Kategoriye Ait

Blog Yazıları

tup-bebek-tedavisi-oncesi-hazirlik-scaled-1-1200x674.jpg

Tüp bebek tedavisi öncesi dikkat edilmesi gereken faktörler vardır. En önemlilerini şöyle sıralayabiliriz:

Sağlık muayenesi: Tüp bebekten önce çiftlerin sağlık durumlarının kontrolden geçmesi gerekir. Kadın ve erkeğin genel sağlık durumuna bakılır. Hormon seviyeleri ölçülür. Genetik hastalık taşıyıcılığı olup olmadığı kontrol edilir. Vücutta enfeksiyon var mı? Cinsel yolla bulaşan bir hastalık mevcut mu? Bunlar incelenir.
Yaşam tarzı: Yaşam tarzı, tedavi öncesinde gözden geçirilmesi gereken önemli unsurların başında gelir. Çiftlerde alkol, sigara ve kafein tüketimi varsa tamamen bırakılması önerilir. Sağlıklı beslenmek önemlidir. Düzenli bir hayata geçiş yapılmalıdır. Hayatın içine fiziksel kondisyonun sağlanabilmesi için egzersizler ilave edilmelidir.
İlaç kullanımı: Çiftlerde kronik sağlık sorunu varsa kullanılan ilaçlar konusunda uzmanlarımızla irtibata geçilmesi önemlidir.
Stres yönetimi: Tüp bebek tedavi süreci stresli bir dönemdir. Bu stresle başa çıkabilmek için rahatlama yöntemleri kullanılabilir. Mesela bunlardan biri egzersiz yapmaktır.
Destek almak: Tedavi süreci ya ailenin diğer üyeleri tarafından desteklenmeli ya da profesyonel bir danışmanlık hizmeti alınmalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi Öncesi Sağlıklı Bir Yaşam Tarzı Benimsemek

Tüp bebek tedavisi öncesi sağlıklı bir hayat oluşturmak ve belki de tedavi öncesi bazı alışkanlıkları değiştirmek tedavinin başarısını etkileyebilir.

Biliyoruz ki sağlıklı bir beslenme düzeni hem kadın hem de erkek üreme sağlığı için önemlidir. Bunun için düşük glisemik indeksli yiyecekler, lifli gıdalar, az yağlı yiyecekler tercih edilmelidir. Özellikle beslenmede proteinin önemi tartışılmazdır. Bu sebeple protein bakımından zengin gıdaların beslenme listesine eklenmesi gerekir. Fast food ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmalıdır. Özellikle şekerli ve hazır gıdalar sağlıksız besin grubuna girer. Sağlıksız besin grubundan uzak durulmalıdır.

Doktorun önerdiği vitamin ve mineral takviyesi varsa ihmal edilmeden alınmalıdır. Çünkü üreme sağlığı açısından folik asit, B ve D vitaminleri önemli vitaminlerdir.

Sigara ve alkol kullanımı varsa bunların doğrudan doğurganlık üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Bu alışkanlıklardan da kaçınılmalıdır.

Tüp bebek tedavisi öncesi sağlıklı yaşam döngüsünün beslenme kadar önemli bir unsuru da fiziksel aktivitedir. Aşırıya kaçmadan günlük yürüyüşler doktorlarımızın önerdiği düzeyde hafif ve düzenli egzersizler yapılmalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi Öncesi Yapılacak Testler 

Tüp bebek tedavisi öncesi nasıl bir tedavi yapılacağına karar verilebilmesi için bazı testlerin uzman doktorlarımız tarafından yapılması gerekir. Çünkü hamile kalabilme süreci kadında düzenli ve kaliteli yumurta üretimi gerektirir. Erkekte de sağlıklı sperm üretilmelidir. Döllenme sonrası yumurtanın rahime sağlıklı bir şekilde yerleşebilmesi için rahimin de sağlıklı olması gerekir. Kadında bu noktada pek çok sorun görülebilir. Bunlardan bazıları:

Yumurtlama problemleri
Kapalı veya zarar görmüş rahim kanalları
Yumurta kalitesi
Yumurta sayısı
Rahim problemleri

Erkeklerde ise genetik bir sorun veya bir hastalığa bağlı sperm problemi, doğuştan inmemiş testis olması gebelik sürecini etkileyen problemlere yol açar.

Bu sebeple hormon testleri, tüplerin incelenmesi, kan testleri, ultrason muayenesi gibi bir dizi işlem yapılarak uzmanlarımız tarafından tedavi sürecinin doğru bir şekilde planlanması yapılır.


embriyo-transferi-sonrasi-akinti-scaled-1-1200x800.jpg

Embriyo transferi sonrası akıntı pek çok tüp bebek tedavisinde karşılaşılabilen bir durumdur. Çoğu kez ortaya çıkan bu akıntı riskli bir durum değildir. Fakat akıntı türüne göre risk seviyesi değiştiğinden kimi akıntılarda doktora başvurulmalıdır.

Vajinal akıntı her yaştan kadında olabilecek bir durumdur. Dolayısıyla sağlıklı bir kadında dahi vajinal akıntı olabilir. Akıntı ile vajina kendini temizleyebilir veya koruyabilir. Hormon ilaçları, egzersizler, duygusal yoğunluk, cinsel arzu, stres gibi faktörler akıntıyı etkileyebilmektedir. Ayrıca virüs ve bakteriler ve akıntı nedeni olabilir. Eğer enfeksiyonkaynaklı bir akıntı varsa akıntı kötü kokulu, renkli ve kötü bir görünüme sahip olacaktır.

Tüp bebek tedavilerinde çeşitli ilaçlar kullanılır ve bu ilaçların baş ağrısı, mide bulantısı, şişkinlik, terleme gibi etkileri yanında akıntı yan etkisi de olabilir. Transfer sonrasında bazı anne adaylarında kahverengi akıntı gelebilmektedir. Bu kahverengi akıntı olağan kabul edilirve implantasyon kanaması adı da verilir. Bu aynı zamanda gebeliğin başarısına da yorulabilir.

Embriyo transferi sonrası akıntı şeffaf da olabilir. İlk günlerde bu olağandır. Renksiz, kokusuz ve şeffaf akıntı olumsuz bir durum değildir.

Tüp Bebek Transferinden Sonra Riskli Akıntılar

Embriyo transferi sonrası şiddetli kramplarla ağır kanamalar yaşanırsa risklidir. Bu durumda zaman kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır. Embriyo transferi sonrası akıntı şu şekillerdeyse risklidir:

Yeşil, sarı renklerde, kötü kokulu akıntılar çeşitli hastalıkların belirtisi olabilir.
Sarı, yeşil, koyu kıvamdaki akıntılar cinsel yollarla bulaşan hastalıklara işaret edebilir.
Kesik görünümde, orta yoğunlukta akıntılar mantar enfeksiyonunun belirtisidir. Vajinada mantar varlığına işarettir.
İnce, sulu, gri ya da beyaz, kötü kokulu akıntılar vajinada zararlı bakterilerin varlığını yansıtabilir.

Embriyo Transferi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Embriyo transferi sonrası akıntı ile birlikte anne adayının dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Embriyonun ana rahmine transferinden sonra embriyonun tutunması için 12-14 gün kadar bekleme süresi olur. Bu süre çiftler için sabır gerektiren, son derece heyecanlı bir süreçtir.

Embriyo transferi sonrası sürekli yatmak doğru değildir. Transferden sonraki 1-2 gün hafif istirahat iyi gelecektir. Fakat iki hafta boyunca istirahat etmek, yatmak olumsuz etkileyecek, strese yol açacaktır. Bunun yerine günlük yaşama devam edilmeli, ağır, aşırı aktivitelerden kaçınılmalıdır.  Özellikle ağırlık kaldırma, ağır spor, ev temizliği gibi eylemlerden uzak durulmalıdır.

Beslenmeye önem verilmeli, anne adayı kendini yormamalıdır. Uyku kalitesine ve uyku düzenine dikkat etmeli, yeterince uyumalıdır. Kimyasal içerikli yiyecek ve içecekler alınmamalıdır. İlaçlar zamanında ve eksiksiz alınmalı, her ilaç doğru şekilde kullanılmalıdır.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle devamlılık arz eder. Bu nedenle mevcut ilaç biterse takviye alınmalı, doktor kontrolünde ilaçlar devam ettirilmelidir. Tüp bebek merkezimizde uzman hekimlerimizi embriyo transferi sonrasında da yanınızda olmakta, gerekli bütün bilgilendirmeyi ve takibi yaparak tedavinin en etkin biçimde başarıya ulaşmasına yardımcı olmaktadır.


tup-bebek-tedavisi-ile-dis-gebelik-riski-artar-mi-scaled-1-1200x800.jpg

Dış gebelik fazlaca gündeme gelen bir mevzudur. Sperm ile yumurtanın birleşmesiyle oluşan hamilelik ürününün normal yerleşim yeri rahim içiyken başka bir yerde yerleşmesine dış gebelik adı verilir. Genellikle tüplerde, yani rahim ile yumurtayı bağlayan kanalcıkta, yerleşmesi ve burada gelişmesiyle dış gebelik meydana gelmektedir.

Dış gebelik anormal bir hamilelik olup erken evrelerde teşhis edilirse ameliyat yapılmadan tedavi uygulanabilir. Tedavide geç kalınırsa karın içerisinde hayatı tehdit eden kanamalara yol açabilir. Yakın takip ve tedavi hayat kurtarıcı olmaktadır.

Doğal gebelikte olduğu gibi tüp bebek tedavisiyle elde edilen gebelikte de dış gebelik riski bulunur. Tüp bebek tedavilerinde yüzde 2-5 oranında dış gebeliğe rastlanmaktadır. Bu da doğal gebeliğe nazaran daha yüksek bir olasılıktır. Bunun en temel nedeni tüp bebek uygulanan kadınların büyük kısmının tüplerinde sorun bulunmasıdır. Bu aynı zamanda tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı sorusunun da cevabı niteliğindedir.

Tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı? Doğal yollarda gebe kalanlarda dış gebelik oranı yüzde 1 seviyesindedir. Fakat tüp bebek tedavilerinde follop tüplerinde zedelenmenin olduğu durumlar gibi altta yatan bazı nedenlere bağlı olarak dış gebelik riski artabilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Dış Gebelik Belirtileri

Tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı sorusu ile birlikte dış gebelik belirtilerinin neler olduğu da fazlaca merak edilmektedir. Bir tüp bebek tedavisinde embriyo transferinden 12-14 gün sonra bakılan kanda gebelik testiyle gebeliğin meydana gelip gelmediği tespit edilir. Başlıca belirtiler şunlardır:

  • Normal gebelik gibi adet gecikir ve gebeliğin diğer belirtileri meydana gelebilir.
  • Belli belirsiz, düzensiz âdet kanaması olabilir.
  • Kasık ağrısı yaşanır.
  • Gebelik süresi uzadıkça kasık ağrısı artar.
  • Baş dönmesi, idrar çıkışında azalma, tansiyon düşüklüğü, baygınlık hissi gibi belirtiler kendisi göstermeye başlar.

Tüp Bebek Tedavisinde Dış Gebelik Problemi Sonrası Yeniden Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı ile birlikte en çok merak edilenlerden birisi tüp bebek tedavisinden sonra dış gebelik problemi yaşayan anne adayının yeniden tüp bebek tedavisi alıp alamayacağıdır. Dış gebelik ameliyatı sonrası birkaç aylık iyileşmeden sonra yeniden tüp bebek tedavisi uygulanmasında herhangi bir mahzur yoktur. Dış gebelik ameliyatında rahim ile yumurtalığı bağlayan kanalcık alınırsa tüp bebek yöntemiyle yeniden tedaviye başlanmasında herhangi bir sakınca bulunmaktadır.

Tüp bebek tedavisi uygulanabilmesi için tüplere gereksinim yoktur. İki tüpü de ameliyatla alınmış hastalarda da aynı şekilde tüp bebek tedavisi uygulanabilir ve bu durum gebelik şansını düşürmez. Merkezimizde uzman kadrolarımız gerekli bütün tahlil ve muayeneleri yapmakta, tedavi süreçlerini en iyi şekilde planlayarak aklınıza takılan bütün soruları cevaplamaktadırlar.


Adsız tasarım

Nova Art Tüp Bebek Merkezi olarak, 2014 yılından bu yana ileri teknoloji, bilimsel yaklaşım ve insana değer veren anlayışımızla hizmet veriyoruz. Deneyimli ekibimiz ve modern laboratuvar altyapımızla, anne ve baba olma hayalinizi güvenle gerçeğe dönüştürüyoruz.

Copyright by NOVAART 2025. All rights reserved.