Seçtiğiniz Kategoriye Ait

Blog Yazıları

yumurta-catlatma-ignesi-nedir-scaled-1-1200x800.jpg

Gebelik oluşumu süreci için kadın yumurtalık rezervinde bulunan yumurtanın olgunlaşması ve folikül kesesinden çıkması yani çatlaması gerekir. Çatlayan bu yumurta fallop tüplerine ilerlemeli ve bu tüplerdeyken sperm ile birleşerek sağlıklı bir döllenme olmalıdır. Fakat çatlama olmadığında normal yollardan gebeliğin oluşması mümkün olmayacaktır. Hekimlerin tanı koymasının ardından yumurta çatlatma iğnesi uygulanır. Bu bahsettiğimiz yumurta çatlatma iğnesi, yumurtaların doğal bir şekilde olgunlaştığı fakat çatlamadığı durumlarda da uygulanır. İçeriğinde HCG hormonu bulunur ve bu HCG hormonu, sağlıklı kadınlarda salgılanan luteinleştirici hormon ile aynı yapıya sahiptir. İğne uygulandıktan sonra yükselen lutropin hormon düzeyi ile yumurtanın çatlaması ve doğru bir yolla fallop tüplerine düşmesi sağlanır. Bu iğnenin uygulanması için yumurtanın ideal olgunluğa erişmiş olması önemlidir. Yani yumurta çatlatma iğnesinin uygulanması yumurtanın boyutuna bağlıdır. Yumurta büyüklüğü 18-22 mm. aralığına ulaşmalıdır. Bu büyüklüğe ulaşıldığı takdirde yumurta çatlama iğnesi uygulanabilecektir.

Yumurta Çatlatma İğnesi Nasıl Yapılır?

Yumurta çatlatma iğnesi hastanede ve kliniklerde yapılabildiği gibi doktor ya da sağlık görevlilerinin talimatları ile evde de kişi kendisi yapabilir. Bu iğneler piyasada birkaç farklı formda bulunur. Fakat kullanım açısından kolay olması ile genellikle hazır enjektör şeklinde olanlar tercih edilebilmektedir. Yumurta çatlatma iğnesi soğuk zincirde tutulmalıdır ve eczaneden alınırken soğuk akü ile birlikle alınır. Evde yapılacağı zamana kadar da buzdolabının normal kısmında bekletilir. Uygulama yapılacağı zaman iki elde hafifçe ve kısa bir süre ovuşturularak ısıtılır. Ardından ise enjekte edilir. Çatlama iğnesi vücuttaki birkaç farklı kısımda uygulanabiliyor. Genel olarak üst kol, alt karın ve kalçanın üst kısmı olarak uygulamalar yapılabiliyor. Evde yapılacak olan uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalardan bazıları şunlardır:

Eller sabun ve su ile güzelce yıkanmalıdır.
Uygulanacak alanın gazlı bez ve alkollü cilt sıvıları ile temizlenmesi yapılmalıdır.
İğne dik bir şekilde tutulmalı ve iğne ucuna doğru kalan havanın alınması sağlanmalıdır.
Bir elle deri hafifçe kavranır ve diğer elle de 90 derecelik bir dik açı sağlanmalıdır.
İğne deri altı yağ dokusuna gelecek şekilde enjekte edilmeli.
İğne çıkarılırken pamuk ya da gazlı bez ile bastırılması ve sonrasında ovmadan yaklaşık on saniye beklenilmesi gerekir.

Tüp Bebek Tedavisinde Yumurta Çatlatma İğnesi Kullanılır Mı?

Tüp bebek tedavisinde infertiliteye neden olan tanı konulmasından itibaren pek çok uygulama yapılır. Bunların başında ise yumurtaların uyarılması yer alır. Adet döneminin başlangıcından sonraki ikinci günde başlayan ve on bir gün sürer. Yumurtaların olgunlaşması için gereken uygulamanın sağlanması için FSH içerikli enjeksiyonlar yapılır. Bu uygulama sonucunda yumurta 18 ile 22 mm. aralığında bir boyuta ulaşması ile kişiye yumurta çatlatma iğnesienjekte edilir. Yumurtlama 48 saat sonra gerçekleşir ve bu durumundan yumurtaların 36. saatte toplanması gerekiyor. Yumurta çatlatma iğnesini mutlaka doktorun belirlediği saatte uygulanması önemlidir. İğne uygulandıktan sonra hekim ile önceden kararlaştırılan saatte hastanede bulunulmalıdır. Bu kısımda yumurta toplama işlemine geçiliyor.


tup-bebek-tedavisi-ile-ikiz-ucuz-gebelik-artar-mi-scaled-1-1200x803.jpg

Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için son dönemde tüp bebek tedavileri büyük umut olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde sperm ve yumurta yapay yollarla döllenerek tüp bebek meydana gelmektedir. Bu tedaviye sperm morfolojisi ve aktivitesi döllenme için uygun olmadığı durumlarda başvurulmaktadır. Sperm sayısının az olduğu durumlarda döllenmenin gerçekleşmesi zordur. Aynı zamanda kadınların üreme organlarının morfolojisinin döllenmeye uygun olmaması da hamilelik olasılığını azaltmaktadır. Gerekli tetkik ve muayeneler sonrasında çeşitli tedavi planlamaları yapılabilmektedir.

Tüp bebek tedavisiyle alakalı en çok akla gelen sorulardan birisi tüp bebek tedavisi ile ikiz, üçüz gebelik şansı artar mı olmaktadır. En basit haliyle bu soruya evet cevabı verilebilir. Tüp bebek tedavilerinde ikiz bebek olasılığı normal gebeliğe göre 20 kat, üçüz, dördüz olasılığı 400 kat artmış bulunmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisi ile İkiz, Üçüz Gebeliğin Nedenleri

Tüp bebek tedavisi ile ikiz, üçüz gebelik şansı embriyo transferinden dolayı artmaktadır. Tüp bebek işlemlerinde çoğul gebeliği azaltmak için transfer edilen embriyo sayısının azaltılması planlanır. Kimi ülkelerde bu konuda kısıtlama mevcut olup en çok 2 embriyo transfer edilebilmektedir. Ülkemizdeki tüp bebek tedavi yönetmeliğine göre de en çok 2 embriyo transferi yapılabilmektedir.

Tedavide transfer edilen embriyo sayısı 3-4 olduğundan çoğul gebelik oranı artmaktadır. Özellikle de beş ve üzeri embriyo transferi yapıldığında çoğul gebelik şansı çok daha artmaktadır. Gebelik oranları 3-4 embriyo transferinde yüzde 40’lardayken 1-2 embriyo transferinde yaklaşık yüzde 18-20’lere düşmektedir. Bu nedenle gebelik elde etmek için 3-4 embriyo transferi en yaygın uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kendiliğinden oluşan gebeliklerde ikiz gebelik tek yumurtanın bir spermle döllenmesiyle ve daha sonra embriyonun ikiye bölünmesiyle oluşur. Embriyonun ikiye bölünmesi ve tek yumurta ikizine sebep olması veya aynı yumurtlama ayında yumurtlanan iki ayrı yumurtanın iki ayrı spermle döllenmesiyle gerçekleşir. Tüp bebek tedavisindeyse tüp bebek tedavisi ile ikiz, üçüz gebelik şansı için iki, üç embriyo transferi yapılmalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi ile İkiz, Üçüz Gebelik Riskli Midir?

Tüp bebek tedavisi ile ikiz, üçüz gebelik şansı oldukça fazladır. 35 yaş altı kadınlarda 2 embriyo transferinde ikiz gebelik şansı yüzde 25-30 oranında artabilmektedir. Bu ise pek arzu ettiğimiz bir durum değildir. Bu yüzden tüp bebe uygulamalarının esaslarının belirlendiği yönetmelik çerçevesinde 35 yaş altı kadınlarda ilk iki tüp bebek uygulamasında tek embriyo nakledilmektedir. Üçüncü denemeden itibaren ve kadın yaşı 35 üstü ise çiftlerde 2 embriyo nakline izin verilmektedir.

İkiz, üçüz gebelik varlığında gebelik sürecinde çeşitli riskler olabilir:

  • İkizlerden birinin gelişiminin devam etmeyip kaybedilebilmesi ve gebeliğin tekiz olarak devamı,
  • Her iki bebeğin de düşükte kaybedilmesi,
  • Gebelik seyri boyunca annede gebelik şekeri, gebelik tansiyonu gibi riskler,
  • Erken doğum riskleri.

tup-bebek-tedavisi-ile-dis-gebelik-riski-artar-mi-scaled-1-1200x800.jpg

Dış gebelik fazlaca gündeme gelen bir mevzudur. Sperm ile yumurtanın birleşmesiyle oluşan hamilelik ürününün normal yerleşim yeri rahim içiyken başka bir yerde yerleşmesine dış gebelik adı verilir. Genellikle tüplerde, yani rahim ile yumurtayı bağlayan kanalcıkta, yerleşmesi ve burada gelişmesiyle dış gebelik meydana gelmektedir.

Dış gebelik anormal bir hamilelik olup erken evrelerde teşhis edilirse ameliyat yapılmadan tedavi uygulanabilir. Tedavide geç kalınırsa karın içerisinde hayatı tehdit eden kanamalara yol açabilir. Yakın takip ve tedavi hayat kurtarıcı olmaktadır.

Doğal gebelikte olduğu gibi tüp bebek tedavisiyle elde edilen gebelikte de dış gebelik riski bulunur. Tüp bebek tedavilerinde yüzde 2-5 oranında dış gebeliğe rastlanmaktadır. Bu da doğal gebeliğe nazaran daha yüksek bir olasılıktır. Bunun en temel nedeni tüp bebek uygulanan kadınların büyük kısmının tüplerinde sorun bulunmasıdır. Bu aynı zamanda tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı sorusunun da cevabı niteliğindedir.

Tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı? Doğal yollarda gebe kalanlarda dış gebelik oranı yüzde 1 seviyesindedir. Fakat tüp bebek tedavilerinde follop tüplerinde zedelenmenin olduğu durumlar gibi altta yatan bazı nedenlere bağlı olarak dış gebelik riski artabilmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Dış Gebelik Belirtileri

Tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı sorusu ile birlikte dış gebelik belirtilerinin neler olduğu da fazlaca merak edilmektedir. Bir tüp bebek tedavisinde embriyo transferinden 12-14 gün sonra bakılan kanda gebelik testiyle gebeliğin meydana gelip gelmediği tespit edilir. Başlıca belirtiler şunlardır:

  • Normal gebelik gibi adet gecikir ve gebeliğin diğer belirtileri meydana gelebilir.
  • Belli belirsiz, düzensiz âdet kanaması olabilir.
  • Kasık ağrısı yaşanır.
  • Gebelik süresi uzadıkça kasık ağrısı artar.
  • Baş dönmesi, idrar çıkışında azalma, tansiyon düşüklüğü, baygınlık hissi gibi belirtiler kendisi göstermeye başlar.

Tüp Bebek Tedavisinde Dış Gebelik Problemi Sonrası Yeniden Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek tedavisi ile dış gebelik riski artar mı ile birlikte en çok merak edilenlerden birisi tüp bebek tedavisinden sonra dış gebelik problemi yaşayan anne adayının yeniden tüp bebek tedavisi alıp alamayacağıdır. Dış gebelik ameliyatı sonrası birkaç aylık iyileşmeden sonra yeniden tüp bebek tedavisi uygulanmasında herhangi bir mahzur yoktur. Dış gebelik ameliyatında rahim ile yumurtalığı bağlayan kanalcık alınırsa tüp bebek yöntemiyle yeniden tedaviye başlanmasında herhangi bir sakınca bulunmaktadır.

Tüp bebek tedavisi uygulanabilmesi için tüplere gereksinim yoktur. İki tüpü de ameliyatla alınmış hastalarda da aynı şekilde tüp bebek tedavisi uygulanabilir ve bu durum gebelik şansını düşürmez. Merkezimizde uzman kadrolarımız gerekli bütün tahlil ve muayeneleri yapmakta, tedavi süreçlerini en iyi şekilde planlayarak aklınıza takılan bütün soruları cevaplamaktadırlar.


Adsız tasarım

Nova Art Tüp Bebek Merkezi olarak, 2014 yılından bu yana ileri teknoloji, bilimsel yaklaşım ve insana değer veren anlayışımızla hizmet veriyoruz. Deneyimli ekibimiz ve modern laboratuvar altyapımızla, anne ve baba olma hayalinizi güvenle gerçeğe dönüştürüyoruz.

Copyright by NOVAART 2025. All rights reserved.