Seçtiğiniz Kategoriye Ait

Blog Yazıları

symptoms-of-menopause-in-mature-woman-female-wave-2022-02-22-04-32-42-utc-scaled-1-1200x800.jpg

Over rezervi düşük olması menopozu doğrudan etkilemektedir. Düşük over rezervi sorununu yaşayan kadınlar ve kendilerine birçok kez uygulanan gonadotropin tedavisine sürekli olumsuz cevap veren kadınlarda menopoza geçiş süreci hızlanmaktadır. Over Rezervi yani yumurtalık rezervi bir kadının yumurtalıklarında bulunan foliküllerin yani yumurtaların kalitesini ve sayısını göstermektedir. Sayı ve kalitesi belirlenen over rezervi kadının hamile kalma olasılığını ve doğurganlık durumunu göstermektedir. Over rezervi yüksek olan kadınların yumurtalıklarında folikül sayısı fazla ve kaliteli durumda bulunmaktadır. Bu durum hamile kalma şansını oldukça yükseltmektedir. Yumurtalık rezervi düşük olan kadınlar gebe kalmakta sorun yaşamakta ve gebe kalınması durumunda ise düşük yapma ihtimali yükselmektedir. Over rezervi düşük olması menopozu tetiklediği için düzenli olarak test yaptırmak ve detaylı bilgilere ulaşmak için kliniğimizi gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. İlgili test ve tedavi süreçleri hakkında uzman kadromuzla sizlerin yanında bulunmaktayız.

Over Rezervi Düşük Olma Nedenleri

Sağlıklı şekilde dünyaya gelen kız çocukları belirli bir over rezervine sahip olarak doğmaktadır. Doğumdan ergenlik dönemine kadar geçen sürede yaklaşık 300 bin ile 400 bin arasında bir over rezervine sahip olunmaktadır. Bu rezerv menopoz dönemine ulaşana kadar yavaş yavaş azalmaktadır. Over rezervi düşük olması menopozu olumsuz etkilediği gibi bu rezerv düşüklüğüne birtakım etkenler sebep olmaktadır.

  • Yumurtalıklarla ilgili ameliyat geçirilmiş olması,
  • Kanser hastalığı için radyasyon gibi ağır tedavilere maruz kalınması,
  • Genetik yatkınlığa sahip olunması,
  • Rezerv miktarının baştan düşük olması,
  • Rezerv miktarının normal şartlar dışında aşırı hızlı tükenmesi,
  • Hormonlu gıdalarla beslenilmesi,
  • Sigara gibi zararlı alışkanlıklara bağımlı olunması,
  • Çevre kirliliğinden etkilenilmesi,
  • Ailesinde erken menopoz yaşayan veya yumurtalık ameliyatı geçiren kişilerin bulunması

Düşük over rezervine sahip olunmasındaki sebeplerdir. Over rezervi düşüklüğüne sebep olan etkenler ile birlikte özellikle regl dönemlerinde problem yaşayan kadınların over rezervine baktırması mutlaka tavsiye edilmektedir. Rezerv değerleri kan testi yoluyla kolay bir şekilde kontrol edilebilmektedir. Rezerv değerlerinde olabilecek düşüklük için erken teşhis ve planlama oldukça önemlidir. Tüp bebek ve kadın sağlığı merkezimizde testlerinizi yapmakla birlikte gelecek planlaması adına da sizlerin doğru yönlendirilmenizi amaçlıyoruz.

Over Rezervi Kalitesinin Arttırılması

Over rezervi düşük olması menopozu hızlandırdığı için sahip olunan rezerv miktarının kalitesini arttırmak adına bazı bireysel önlemler alınabilmektedir. Yaşadığımız çağda her ne kadar stresten uzak durmak zor olsa da stres rezerv kalitesini etkileyen en önemli etkenler arasında yer almaktadır. Düzenli olarak egzersiz yapmak yumurta sayısında artış sağlamasa bile kaliteyi doğrudan etkilemektedir. Spor ile dokudaki oksijen miktarının artması stresi azaltmaktadır. Bazı over rezervi kalitesini arttırma yolları;

  • Düzenli spor yapmak,
  • Sağlıklı gıdalar tüketmek,
  • Protein ağırlıklı beslenmek,
  • Sigara kullanmamak,
  • Özellikle 40 yaşından sonra çeşitli antioksidan ilaçlar kullanmaktır.

Belirtmiş olduğumuz etkenler ışığında elinizde olan veya olmayan durumlar sebebiyle doğurganlık şansınızı öğrenmek ve sahip olduğunuz over rezervin sayı ve kalitesini görmek için merkezimize başvurabilir ve randevu alabilirsiniz.


egg-with-two-yolks-and-pasta-look-like-sperm-compe-2022-11-14-03-06-50-utc-scaled-1-1200x800.jpg

Doğal yollarla çocuk sahibi olunamaması durumunda başvurulabilecek pek çok tedavi vardır. Başta tüp bebek tedavisi olmakla birlikte çeşitli tedavilerle çiftler hayallerindeki çocuğa sahip olabilirler. Fakat bu süreçte çiftlerin her ikisi de incelenmeli, gebeliğe neyin engel olduğu tespit edilmelidir. Bu alanda gündeme gelen konulardan birisi non obstrüktif azospermi nedir olmaktadır.

Öncelikle azospermi bir erkeğin menisinde ölçülebilir derecede sperm bulunmamasıdır. Erkeklerin yüzde 1’i bu durumla karşılaşırlar ve kısırlık sorunu yaşayanlarda azospermi oranı yüzde 10-15 seviyelerindedir. Non obstrüktif azospermi hastaları ise iki farklı türdedir. Bunlardan birisi obstrüktif azospermi, yani tıkanıklığa bağlı olandır. İkincisi de non obstrüktif azospermi, yani tıkanıklığa bağlı olmayandır. Azospermi durumlarının yüzde 40’ı tıkanıklığa bağlı iken yüzde 60’ı tıkanıklığa bağlı değildir.

Non obstrüktif azospermi başlıca şu nedenlerden ortaya çıkabilmektedir:

  • Genetik problemler,
  • Hormonal bozukluklar,

 

Non obstrüktif azospermi vakalarında öncelikle tanı konularak durum tespiti yapılır. Durum tespit edildikten sonra da tedaviye yönelinir. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi vakalarında tanı her zaman konulamayabilir. Bu gruptaki hastaların büyük bir kısmında belirli bir neden de görülemez. Mutlaka genetik incelemeler yapılmalıdır. Karyotip analizi, mikro delesyon testi rutin istenenlerdendir. Sonrasında da hormonal incelemeler yapılmaktadır.

Non Obstrüktif Azospermi Önemi

Non obstrüktif azospermi günümüzde erkek infertilitesi üzerinde çalışılan en önemli konulardandır. Bu kişiler, mikrotese işleminde sperm elde edilemeyen hasta grubunda değerlendirilir. Bu hasta grubunda uygulanabilecek tedavilerin neler olduğu, takip sürelerinin ne olduğu, tekrar mikrotese işlemi yapılma durumu üzerinde en çok araştırma yapılan hususlardır. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi mikrotese işlemiyle sperm elde edilen yüzde 20-40’lık kısım çıkarılır. Hastalar uzun yıllar takip edilebilir.

Non obstrüktif azospermi tanısının önemi bir kısmında tedaviyle sperm elde edilip çocuk sahibi olma olanağının bulunmasıdır. Dolayısıyla bir üroloji uzmanı tarafından gerekli tanı ve değerlendirmeler yapılıp süreç sabırla yönetilirse tedavi başarıya ulaşabilmektedir. Tedavi süreci sabır gerektirmektedir.

İnfertilite tanı ve tedavisi üroloji, kadın doğum, embriyoloji ve genetik birimlerince ortak yapılması gereken tanı ve tedavi süreçlerini içerir. Bu birimlerden herhangi birisinin olmaması çıkabilecek problemlerin fark edilmemesine neden olabilir. Bu nedenle non obstrüktif azospermi hastasının eşinin de kadın doğum tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Eşler birlikte tedavi edilmelidir. Çünkü tüp bebek tedavilerinde eşin sağlıklı ve tüp bebek tedavisine uygun bir durumda olması çok önemlidir.

Non Obstrüktif Azospermi Tedavisi

İlk değerlendirmeler sonrasında non obstrüktif azospermi genellikle hormonal bozukluklardan, enfeksiyondan, dahili bir problemden ya da varikosel olabilmektedir. Bunlardan öncelik sırası tespit edilir ve tedavi şeması meydana getirilir. non obstrüktif azospermi sorunlarında genellikle mikroTESE işlemiyle sperm elde edilir ve tüp bebek tedavisinde kullanılabilir. Novaart Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezimizde bütün sorularınız cevaplandırılmakta, tedaviler uygulanabilmektedir.


yellow-clothespins-and-rope-2022-11-16-12-05-31-utc-scaled-1-1200x800.jpg

Mikroenjeksiyon tedavisi intrastoplazmik sperm enjeksiyonu ya da kısaltılmış adıyla ICSI işlemi olarak da adlandırılır. Tüp bebek tedavilerinde mikroenjeksiyon tedavisinin başarı oranı daha yüksek olduğu için son yıllarda fazlaca tercih edilmektedir. Özellikle sperm sayısının düşük olduğu hastalarda ya da daha önce tüp bebek tedavisi olup yumurta döllenme başarısızlığı olan çiftlerde mutlaka mikroenjeksiyon tedavisi uygulanmaktadır.

Mikroenjeksiyon tedavisi ile yumurtaya sperm enjekte edilmektedir. Daha önceleri sperm ve yumurta laboratuvar ortamında bekletilir ve spermin yumurtayı döllemesi beklenirdi. Bu işlem de in vitro fertilizasyon (IVF) olarak adlandırılırdı. Mikroenjeksiyon yöntemindeyse sperm bir iğne aracılığıyla yumurta hücresinin içine bırakılarak yumurta dölleme işlemi gerçekleştirilmektedir.

Mikroenjeksiyon tedavisi şu aşamalarda uygulanmaktadır:

  • Yumurtaların uyarılması: Normal döngüde her ay bir yumurta olgunlaşır. Bir mikroenjeksiyon döngüsünde başarı şansını arttırmak içinse olgun birçok yumurta olmalıdır. Birden fazla yumurta varsa yumurtalık uyarılmalıdır. Ortalama 8 ila 14 gün boyunca folikül uyarıcı hormon ve luteinize edici hormon ilaçları enjekte edilir.
  • Yumurta alımı: Yumurta alımı yaklaşık 20 dakika kadar sürer. Acı hissi olmaması adına hastaya hafif sedasyon yapılır. Uzman doktor ultrason eşliğinde her bir yumurta içine ir iğne yönlendirerek toplama işlemini yapar.
  • Sperm alımı: Erkekten de ejakülasyon sayesinde sperm numunesi alınır laboratuvarda yıkanıp hazırlanan spermlerden en sağlıklı olanları seçilir.
  • Döllenme: IVF yönteminde normal şartlar altında toplanan yumurtalar ve spermler doğal seleksiyonun gerçekleşmesi adına laboratuvar ortamında bir araya getirilir. Ancak doğal döllenme olmadığı durumlarda mikroenjeksiyon tedavisi kullanılır. Her yumurtaya mikro iğneyle tek bir sperm enjekte edilir. Ertesi gün de döllenmenin gerçekleşip gerçekleşmediği gözlemlenir.

Mikroenjeksiyon Tedavisi Neden Yapılır?

Mikroenjeksiyon tedavisi özellikle sperm sayısının çok düşük olduğu ya da sperm hücrelerinin mikro TESE ile elde edildiği kişilerde uygulanır. Çünkü IVF yönteminde spermler yumurtanın yanına konulup herhangi başka bir işlem yapılmadan spermin yumurtayı döllemesi beklenir. Bu nedenle IVF yönteminde yumurtanın döllenebilmesi için yeterli sayıda sperme gereksinim vardır. Fakat mikroenjeksiyon tedavisinde sperm sayısı çok az dahi olsa döllenme işlemi yapılabilmektedir. Mikroenjeksiyon tedavisiyle tüp bebek tedavisi uygulandığında olgun yumurta sayısıyla aynı sayıda sperm olması yeterlidir.

Daha önceki tüp bebek tedavilerinde başarısız olunmuş çiftlerde mikroenjeksiyon tedavisiyle yüksek oranda döllenme başarısına ulaşılabilmektedir. Açıklanamayan kısırlıklarda da spermin kendiliğinden yumurtayı dölleyememesi başarısızlık sebebi olabilmektedir. Bu gibi durumlarda da mikroenjeksiyon tedavisine başvurulmaktadır.

Mikroenjeksiyon Tedavisi Ne Zaman Yapılır?

Mikroenjeksiyon tedavisi yumurta toplama işleminin ardından yumurtalar hazırlandıktan sonra aynı gün içinde yapılır. İşlem süresi ortalama 15-20 dakika olmaktadır. Laboratuvarda kullanılan teknoloji ve embriyolog tecrübesi başarıyı etkileyen temel faktörlerdir. Novaart Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi olarak en modern teknolojileri kullanıyor, uzman ekibimizle birlikte en yüksek başarılara imza atıyoruz.


Adsız tasarım

Nova Art Tüp Bebek Merkezi olarak, 2014 yılından bu yana ileri teknoloji, bilimsel yaklaşım ve insana değer veren anlayışımızla hizmet veriyoruz. Deneyimli ekibimiz ve modern laboratuvar altyapımızla, anne ve baba olma hayalinizi güvenle gerçeğe dönüştürüyoruz.

Copyright by NOVAART 2025. All rights reserved.